Avigen Psikoterapi ve Hipnoterapi merkezi olarak uzman kadromuzla mutlu ve dolu dolu bir yaşam, mutlu ve huzurlu bireyler ve verimli bir kurum anlayışı ile hizmetinizdeyiz. Bu anlayışla bireysel terapi, aile ve çift terapileri ve grup terapileri ile destek sağlamaktayız. Ayrıca, nefes terapisi, yaşam koçluğu, sporcu koçluğu ve kurumsal danışmanlık projelerimizle de yanınızdayız. İlkemiz "Yaşam sevmek ve üretmektir!" , amacımız "Paylaşım, destek ve çözüm!" Paylaşmak için...
=)
Anne Olmak
ANNE OLMAK..?
Sizce sadece anne olmak yeterli midir? Bütün evin, çocuk ya da çocukların sorumluluklarını yüklenmek sadece annenin görevi midir? Ya da bu bir görev değil de, annelik içgüdüsü müdür? Bu aşama da baba hiç mi katkıda bulunamaz? Tüm bu soruların cevabını aslında hepimiz biliyoruz. Hayat müşterektir değil mi?
Baba akşam eve yorgun gelmiştir ve bacaklarını uzatıp, kumandayı eline alır ve asla soru sorulmasını istemez. Çayı, çorbası ayağına gelir o sadece o an yapması gerekeni yapar. Tüketir.
Gerçek babaları tenzih ettiğimi belirtmek isterim. Onlar ki eve gelirler, önce bütün gün ev işleriyle boğuşmuş, çocukların ihtiyaçlarını karşılamış ve mükemmel bir akşam yemeği için kocasını bekleyen eşlerine sıcacık bir merhaba diyerek eve girerler. Arkasından çocuklarıyla beraber sofraya oturur ve günlerinin nasıl geçtiğini sorar. Yemek faslı bittikten sonra bütün gün özlediği karısıyla güzel bir sohbete koyulur. Bütün gün işte yorulan ama bunu evine yansıtmayan babalardan günümüzde hala var mıdır inanın ben de çok merak ediyorum.
İşte size bir konuşma metni:
Koca işten gelir ve kapının zilini çalar.
Kadın: “hoş geldin canım” der.
Adam: “hoş bulduk” der ağzının ucuyla…
İçeri girerler
Kadın: “sofra hazır hayatım” der.
Adam: “geliyorum” der.
Oysa ki elinde kumanda televizyonun karşısında bacaklarını uzatmış ve öylece kalmıştır. Zor bela masaya gelir.
Kadın: “Günün nasıl geçti hayatım?” der.
Adam: “Aynı.” der.
Ama kadın hep merak eder; aynı derken neyden bahsediyor acaba diye J. Bu kocaya sahip olduğu sürece ve onu değiştiremediği sürece “aynı” kelimesinin anlamını hep merak edecektir. Ama dayanamayıp tekrar kocasına sorar.
Kadın: “Nasıl aynı yani, ben pek anlamadım.” der.
Adam: “Hayret bir şeysin, aynı işte, ne sorup duruyorsun, çalıştım, yoruldum ve geldim.” der.
Kadın neredeyse bu bağırtıdan sonra ağlamaklı olur ve devam eder.
Kadın: “Ama ben sadece seninle konuşmaya çalışıyorum” der.
Adam: “Konuşmazsan daha makbule geçer” der ve karısının ağzını kapatır.
Bu içler acıtan sohbetten sonra gece ilerler ve yatağa giden çift birbirlerine sırtlarını dönerek derin bir uykuya dalar. Çiftler dedim ama kadının gözleri açıktır hala. Nerede hata yaptığını anlamaya çalışır. Düşünür, düşünür, düşünür… Eski günler gözünün önünden film şeridi gibi geçer. İlk zamanlardaki kocasının davranışlarını düşünür. Ne oldu bu adama diye gecenin geç saatlerine kadar bir türlü uykuya dalamaz bu sebepten dolayı. Tam cevabı bulmak üzereyken saat 07.00’ı gösterir ve kendisini kahvaltı hazırlarken bulur. Çünkü evinin erkeği işe gidecektir. Para kazanacaktır. Ama akşam olduğunda yine aynı sahne yaşanacaktır. Ömür de kadın için böyle geçecektir.
Bu yüzden başlık “ANNE OLMAK..?”. Sizce yeterli mi? Anneyi anne gibi hissettiren kocadır. Çocuklarının mutluluğudur. Tek başına “ANNE OLMAK” yetmeyecektir. Fiziksel anlamda çocuk doğurmak kişiyi anne yapmaz. Ailenin varlığı anneyi anne yapar.
Uzm. Psk. Ferhat AKPINAR
Avigen – Haberler
- Muhabbet Kralındayız
- İnci Ertuğrul İle Rengarenk Programındayız 2
- [duyuru] Kanal t ‘deyiz..Bugün 19:30
- Gecelik Haberler Programındayız




