SORUN ODAKLI ÇOCUK TERAPİSİ
Alt Islatma (Enürezis)
Tuvalet eğitimi almış, 4 yaşını doldurmuş, fiziksel ve zeka gelişimi normal bir çocuk, sıklıkla ya da aralıklı olarak gündüz/gece altını ıslatma davranışı sergiliyorsa, bir uyum ve davranış bozukluğu olan alt ıslatma davranışı olarak tanımlanır. 2 türü vardır :
1. Birincil Enürez : Mesane hacim küçüklüğü, idrar boşaltım sisteminin gelişiminin gecikmesi, derin uyku gibi kalıtsal sebeplidir.
2. İkincil Enürez : Tuvalet eğitiminden 6-12 ay sonra tekrarlayan alt ıslatmadır.İki sebeple ortaya çıkar :
Fiziksel : Diyabet, böbrek ve mesane problemleri, çeşitli parazitler
Psikolojik : Erken tuvalet eğitimi, baskıcı tutumlar, kardeş kıskançlığı, ailevi problemler, fobiler, okul başarısızlığı gibi.
Dışkı Kaçırma (Enkoprazis)
Tuvalet eğitimi almasına rağmen 4 yaşındaki bir çocuk iki sebeple dışkı kaçırabilir :
1. Tuvalet eğitiminin yetersiz ya da baskıcı olması sonucunda çocuğun bağırsak kontrolü kazanamamış olması.
2. Bağırsak kontrolü olmasına karşın çocuğun dışkılamaya karşı direnç göstermesi ve başarısız olması.
* Dikkat eksikliği ve hiper-aktivite sendromu, fobiler, gelişim gerilikleri, baskıcı ebeveyn tutumları, travmalar, stresli olaylar ve aile içi şiddet gibi bir çok faktör dışkı kaçırmanın psikolojik temelinde yatan nedenlerdir.
Tikler
Tikler, aniden ortaya çıkan yineleyici ve hızlı motor hareketler ya da seslerdir. Tik bozuklukları 3' e ayrılır :
1. Geçici Tikler : Göz kırpma, burun kıvırma gibi basit tiklerden oluşur. 1 yıl süreyle devam ettiği takdirde kronik tik olarak adlandırılır.
2. Kronik Tikler : 4-6 yıl kadar sürer. Sıklıkla ilkokul çağındaki çocuklarda görülür. Ergenlik çağında bir bölümü ortadan kalkar.
3. Tourette Bozukluğu : Erkek çocuklarında kızlara oranla 3 kat daha fazla görülür. İstemsiz, ritmik olmayan motor tiklerle başlar, vokal tiklerle devam eder ve son aşamasında da başkalarının söylediklerini tekrarlama yer alır. Kalıtımsal yatkınlık, dikkat eksikliği ve hiper-aktivite bozukluğu ve obsesif kompulsif bozukluğu olan bireylerde görülme oranı daha yüksektir.
Tırnak Yeme
Tırnak yeme davranışının temelinde özgüven eksikliği yatmaktadır. Ailede çatışmaların olması, tutarsız ve otoriter ebeveyn tutumları, kardeş kıskançlığı, modelleme gibi sebeplerle ortaya çıkan bu davranış bozukluğu çocuğun etrafındaki insanlara verdiği bir sinyaldir. Çocuk sıkıntılarını ifade edememekte, sıkıntılarını kendine döndürüp tırnaklarını yemektedir.
Saldırganlık
Aile içi çatışmalar, engellenmeler ve baskılar, özgüven eksikliği, ebeveyn tutumlarında ve aile içi kurallarda sınırsızlık ve tutarsızlık, şiddet, kıskançlık ve çeşitli organik problemler sonucunda ortaya çıkan saldırganlık çocuğun dış dünyaya uyum sağlamasını olumsuz düzeyde etkiler. Akran, okul ve aile içinde problemler yaşamasına yol açar.
Kekemelik
Ateşli hastalıklar ve ameliyatlar, travmalar, şiddete maruz kalma, fobiler, yanlış modelleme / örnekleme , ilgisiz ya da aşırı otoriter ebeveyn tutumları, kardeş kıskançlığı gibi faktörlerden ortaya çıkan kekemelik sıklıkla 2-15 yaşları arasında görülür. Kekemeliğin temelinde yapısal bir bozukluk olma, modelleme sonucu ya da bir direnç sonucu oraya çıkabilme gibi çok faktörlü psikolojik yapılar vardır.
Hırsızlık
Çocuklar çevresindekileri kendilerinmiş gibi algılar ; çünkü doğuştan mülkiyet algıları yoktur. Ancak 5 yaş sonrasında soyut düşüncenin gelişmesiyle birlikte, aşırı izin verici ya da katı ebeveyn tutumlarına, aile içi ve okulda yaşadığı problemlere bir tepki olarak çalma - hırsızlık görülebilir. 5 yaş öncesinde bu hırsızlık olarak adlandırılmaz ve sorun teşkil etmez.
Yalan Söyleme
İlk çocukluk döneminde (0-6 yaş), çocuklar hayal dünyasından gerçekliğe geçiş köprüsünü tam olarak kuramazlar. Bu dönemde hayali kahramanları, arkadaşları ve masalsı ifadeleri vardır. Okul çağına geçişle birlikte bu düşünce biçiminde değişiklikler görülür ve bu dönemden sonra gerçeğin çarpıtıldığı durumlar "yalan" olarak ele alınabilir. Özgüven eksikliği, küçümseyici ve kıyaslayıcı ebeveyn tutumları, model alma, fobiler ve şiddete maruz kalma gibi sebeplerden kaynaklanır.
Mastürbasyon
Mastürbasyon, 18 ay gibi başlayıp 5 yaşına kadar sürebilen, sıklığı farklılık gösteren, çocuğun kendi cinsel organını tanıma ve keşfetme sürecidir. Çocuğun kendi bedenine odaklanması, çocukta herhangi bir probleme yol açmaz. Yani yaygın düşüncenin aksine zararlı değil, çocuğun cinsel gelişimi içinde yer alan normal bir süreçtir. Eğer çocuk kendini ifade etmenin bir yolu olarak mastürbasyonu kullanıyor ve çok sık bu yola başvuruyorsa, mastürbasyon çocuğun güven temin etmek için sığınağı olmuş olabilir ve bu durumda problem teşkil edebilir.
Fobiler
Çocuğun gerçekte korku yaratmayacak bir nesneden aşırı derecede korkması, her defasında bundan kaçınması ve ikna edilememesi durumunda var olan fobiler, çocukta bağırma, ağlama, anne-babadan ayrılamama gibi tepkilere yol açabilir. Çocuklarda zaman zaman bu korkular ateş, kan, yükseklik, kapalı alan korkusu gibi özgül fobiler biçiminde de görülebilir.
Çocukluk Depresyonu
Çeşitli sebeplerle ortaya çıkabilen çocukluk çağı depresyonu sık sık hasta olma, arkadaş ilişkilerinde bozulma, ağlama krizleri, hırçınlık, tikler, tırnak yeme, altını ıslatma gibi kendini gösterir. Okul başarısında düşme, yeme ve uyku düzeninde düzensizlikler ile uyum sorunları ve davranış değişiklikleri görülebilir.
Ayrılık Anksiyetesi
Birinci dereceden bağlanma figüründen ya da evden ayrılma durumunda yaşanan aşırı korku ve kaygı türüdür. Bu durum çocuğun gelişim düzeyine uygun olmadığı ve 4 haftadan daha fazla sürdüğü koşullarda ayrılma anksiyetesi olarak adlandırılır. İlk çocukluk döneminde nesne devamlılığı kavramının gelişmediği durumlarda ve okula geçiş sürecinde sıklıkla görülür. Ağlama, inatlaşma, kaçınma, somatizasyon (okula giderken karın ağrısı gibi) , bağlanma figürüne aşırı yapışma ve uyumda genel bir bozulma hali olarak kendini gösterir.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite
Dikkat eksikliği olan çocuklar dikkat gerektiren işlerden kaçınırlar, kendilerine verilen görevleri tamamlayamazlar, sık sık eşyalarını kaybederler, çabuk sıkılırlar, dağınıktırlar.
Hiperaktivitesi olan çocuklar ise acelecidirler, çok konuşurlar, sürekli hareket halindedirler ve elleri sürekli bir şeyle meşguldür, isteklerini erteleyemezler.
Öğrenme Bozuklukları
Öğrenme bozukluğu ; matematik bozukluğu, yazılı anlatım bozukluğu, okuma bozukluğu alt alanlarını içerir. Çocuğun gelişim düzeyine göre beklenen gelişim görevlerini yerine getirememesi olarak ifade edilen öğrenme bozukluğu, zihinsel bir problem yoksa ; genellikle performans kaygısı, anne - babanın aşırı beklentileri, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, aşırı otoriter öğretmen tutumları gibi sebeplerden kaynaklanmaktadır.
Sünnet Travması
Sünnet, çocuğun gelişim evrelerine uygun yaş aralıklarında yapılmadığı takdirde çocuğun kişilik gelişimi ve cinsel gelişimi için travma yaratıcı bir etken olabilir. Çocuğun psikoseksüel gelişim sürecine denk gelen, 3-5 yaş arasında sünnet yapılmamalı, üç yaş öncesi ya da 5 yaş sonrası tercih edilmelidir. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da bu yaş aralıklarının çocuktan çocuğa değişebileceğidir.