Avigen Psikoterapi ve Hipnoterapi merkezi olarak uzman kadromuzla mutlu ve dolu dolu bir yaşam, mutlu ve huzurlu bireyler ve verimli bir kurum anlayışı ile hizmetinizdeyiz. Bu anlayışla bireysel terapi, aile ve çift terapileri ve grup terapileri ile destek sağlamaktayız. Ayrıca, nefes terapisi, yaşam koçluğu, sporcu koçluğu ve kurumsal danışmanlık projelerimizle de yanınızdayız. İlkemiz "Yaşam sevmek ve üretmektir!" , amacımız "Paylaşım, destek ve çözüm!" Paylaşmak için...

=)

Paranoid Kişilik Bozukluğu, Belirtileri, Tedavi ve Psikoterapisi

Paranoid Kişilik Bozukluğu

Para (yanlış), noya (düşünce) olarak ayırırsak paranoya kelimesinin tam Türkçe karşılığının “yanlış düşünce” olduğunu söyleyebiliriz. Paranoid Kişilik Bozukluğu olan kişiler bir takım yanlış düşüncelere sahiptirler. Bu düşüncelerin başında ise kendisinin dışındaki insanların kötü niyetli olduğu gelir. Sürekli insanlara şüpheyle yaklaşırlar ve referans (alınma) hezeyanları vardır. Çok basit düşünecek olursak kendisine merhaba diyen birinin asıl niyetiyleilgili yanlış düşünceler içinde gezinmeye başlarlar. Çevremizde gittikçe sık rastlanılan birpatoloji olmaya devam etmektedir. Etrafımıza baktığımızda şu belirtileri sergileyen biri veya birilerini bulmak hiçte zor olmayacaktır; sır vermezler, sıradan bir davranışınızın altında gizli anlamlar ararlar, çok kinci ve her an saldırıya meyillidirler, sürekli irritabl ( huzursuz), gergin ve anksiyoz görünürler. Evli olanlar için durum biraz daha zordur; sürekli eşlerinin bağlılıklarını sorgular ve anlamsız olan direkt suçlamalarda bulunurlar. Eşinin kendisini aldatıyor olabileceğini, yolda yürürken karşıdan gelen birine istem dışı bakacak olursa ondan hoşlanmış olabileceği gibi huzur bozucu, rahatsız edici sözlü yüklemlerde bulunabilirler. Bu kişiler aynı zamanda asosyal denebilecek şekilde yalnız kalma yolunu tercih ederler.

Çünkü diğerlerinin onun hakkında kötü düşünceler besleyeceği hezeyanıyla karşı karşıya kalmak istemezler. Karşılaştığımız vakalar arasında ofansif (saldırgan) yanlarının da olabileceği, iş ortamlarında sürekli çatışmacı kişiler olarak da gözlemlenebileceği diğer belirtilerdendir. Genetik bir yanının olduğu düşünülmektedir. Sıklıkla çocukluk dönemine ilişkin aile sorunları vardır. Çocuklukta sömürüye uğramış olma öyküsü alınabilir

(Prof. Dr. Ertuğrul Köroğlu, Sinan Bayraktar, Kişilik Bozuklukları, Ankara, 2007).
DSM-IV-TR (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) adlı Amerikan
Psikiyatri Birliği tarafından geliştirilmiş mental bozuklukları sınıflandırma sistemi ise bu belirtileri şu şekilde maddelendirmiştir.

Paranoid Kişilik Bozukluğu Tanı Ölçütleri (DSM-IV-TR, Türkçe © HYB).

A. Aşağıdakilerden en az dördünün olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve
değişik koşullar altında ortaya çıkan, başkalarının davranışlarını kötü niyetli olarak
yorumlayıp sürekli bir güvensizlik ve kuşkuculuk gösterme.

1. Yeterli bir temele dayanmadan başkalarının kendisini sömürdüğünden,
aldattığından veya kendine zarar verdiğinden kuşkulanır.
2. Dostlarının veya iş arkadaşlarının kendine olan bağlılığı veya güvenirliği üzerine
yersiz kuşkuları vardır.
3. Söylediklerinin kendisine karşı kötü niyetle kullanılacağından yersiz korkuları
olduğundan başkalarına sır vermek istemez.
4. Sıradan sözlerden, olaylardan aşağılandığı veya kendisine gözdağı verildiği şeklinde
anlamlar çıkarır.
5. Sürekli kin besler.
6. Karakterine ve itibarına saldırıldığı yargısını taşır ve öfke ve karşı saldırıda bulunur.
7. Haksız yere eşinin sadakatsızlığı ile ilgili kuşkulara kapılır.
B. Şizofreninin, psikotik özellikler gösteren bir duygudurum bozukluğunun veya başka bir
psikotik bozukluğun gidişi sırasında ortaya çıkmamaktadır ve genel tıbbi bir durumun
doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.
Yukarıda bahsi geçen belirtiler Paranoid Kişilik Bozukluğu tanı kritelerinin B maddesine
dikkat edilmelidir. Bu madde paranoid kişiliği olan biriyle paranoid şizofreni arasındaki farkla
karıştırılmamalıdır. Ayrıca aşağıdaki maddelerde paranoid kişilik bozukluğunun yerleşik
düşünlerini göreceksiniz;

  • Başka insanlara güven duymam
  • Başka insanların gizledikleri birtakım amaçları var.
  • Dikkat etmezsem başkaları beni kullanacak ya da istedikleri gibi yönlendirecek.
  • Her an tetikte olmalıyım.
  • Başkalarına güvenmek çok tehlikelidir.
  • İnsanlar arkadaşça davranıyorlarsa beni kendi çıkarlarına kullanmak, beni sömürmek ya da benden yararlanmak istiyorlardır.
  • Şans versem insanlar her türlü fırsattan yararlanırlar.
  • Çoğu zaman insanlar içten davranmıyorlar, arkadaşlığa yakışmayan bir tutum içindeler.
  • İnsanlar beni aşağılamaya çalışıyorlar.
  • İnsanlar beni isteyerek kızdırmaya çalışıyorlar.
  • Başkaları bana kötü davranabileceklerini düşünmeye başlarsa bu beni çok zora sokar
  • İnsanlar benim hakkımda bir şey öğrenseler, bunu hemen bana karşı kullanırlar.
  • İnsanlar bir şey söylüyor, başka bir şey demek istiyor.

3. Yakın olduğum kişi içten bağlılığı olmayan, sadakatsiz ve güvenilmez biri olabilirler

Tedavi Süreci

Yukarıda saydığımız birçok belirti bize gösteriyor ki bu kişilerin insanlara karşı ciddi bir güven sorunları olduğudur.
Dolayısıyla psikoterapi seansları da güven kavramı üzerine yoğunlaştırılmalıdır. Bunun yanında hipnoterapi yönteminin de etkili olabileceğini düşünmekte ve bu konuda bir takım araştırma ve çalışma taslakları tarafımızdan
hazırlanmaktadır. Paranoid kişiler psikoterapi seanslarına katılımı en zor olan kişilerdir ancak terapi sürekliliğinde ciddi düzelmeler görüleceği ön görülebilmektedir. Tüm bunların yanında psikotik boyuttaki yakınmalar ve semptomlar sonucunda ise antipsikotik ilaçların endike olabileceği düşünülmektedir.

Bir takım araştırmacılar ve bizim karşılaştığımız vakalar üzerinden yola çıkarsak bu kişilerin aile öykülerinde benzer belirtilerin olduğunu görebilmekteyiz. Bu kişi küçük yaşlardayken babasını model alması, aynı zamanda babanın da paranoid olması karşılaştığımız klasik bir tablodur. Dolayısıyla paranoid kişilik bozukluğu olan kişilerden iyi bir aile görüşmesi alınmalı ve terapi sürecine gerekli görüldüğü takdirde ailenin de katılımı sağlanmalıdır. Bilindiği üzere bu kişilerin psikoterapi seanslarında kökleşmiş düşünce kalıpları ve güven ilişkisi kurma durumları üzerine çalışılacaktır.

Ancak kişinin patolojisi baba tarafından destek görüyorsa terapinin anlamı azalacak ve iyileşme sağlanamayacaktır. İlaç destekli psikoterapiler gidişatı olumlu yönde etkileyebilir ve ilaçla anlamsız hezeyanların terapide karşılaşılma ihtimali düşürülür. Sonuç olarak baştan beri saydığımız belirtilere sahip kişilere Paranoid Kişilik Bozukluğu tanısı koymaktayız ve bu kişilerle ilgili klinik tecrübelerimizde bir çok psikiyatrist ve psikolog meslektaşımız bir takım zorluklarla karşılaşmakta fakat süreklilik arzeden terapi ve psikofarmakolojik tedavi sonucunda olumlu gelişmeler kaydedilmektedir. Kişinin terapiye ve tedaviye iknası gerçekleştirildiğinde sonuca gidilmesi mümkündür.

DSM-IV-TR, Türkçe © HYB (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders)
Prof. Dr. Ertuğrul Köroğlu, Sinan Bayraktar, Kişilik Bozuklukları, (Ankara HYB Basım Yayın 2007)

Etiketler: